ONU HİÇ BÖYLE BİLMEDİNİZ.. ÇÜNKÜ KASITLI OLARAK SEVMEMENİZ İÇİN ANLATILMADI
Mustafa Kemal Atatürk'ün 30 Ağustos zaferinden önce ağlayarak ettiği dua
Prof. Dr. Cemalettin Taşkıran, Mustafa Kemal'in ağlayarak dua ettiği günü anlattı. 30 Ağustos zaferinden önce, bir tepeye çıkarak dua eden Mustafa Kemal'in emir eri tarafından görüldüğünü ifade eden Taşkıran, olayı şu şekilde anlattı;
SALİM ÇAVUŞ'U İSTİRAHATE GÖNDERİYOR
"Salim Çavuş'u (Atatürk'ün postacısı) çağırıyor Mustafa Kemal, sana verilen bütün işleri bırak git istirahat et diyor. Şafak sökmeden saat 3 gibi bana gel, sana bir zarf vereceğim, verdiğim zarfı Fevzi Paşa'ya götüreceksin o okuyacak cevabını verecek onu bana getireceksin.
"PAŞA TEPEYE TIRMANDI"
Çorumlu Salim Çavuş gidiyor. Uyuyamıyor tabi önemli bir görev bu. Saat 3 olmadan kalkıyor geliyor Mustafa Paşa'nın karargahının bulunduğu yere.. Nöbetçi "Paşa dışarı çıktı, yukarı tepeye doğru tırmandı" diyor. Biraz bekledikten sonra daha fazla dayanamayarak, geç kalma endişesiyle yanına gitmeye karar veriyor.
MUSTAFA PAŞA AĞLAYARAK DUA EDİYOR
Bunun üzerine biraz yaklaşıyor Mustafa Kemal'e farkediyor ki Mustafa Kemal Paşa dua ediyor. Biraz daha yaklaşıyor, hıçkırıklar duyuyor. Ve biraz daha yaklaşınca anlıyor ki Mustafa Kemal Paşa hıçkırıklarla ağlayarak dua ediyor.
Ettiği duayı da anlatmış şöyle diyor;
"Allahım" diyor. "Bu yüce Türk Milletine giriştiği bu kutsal davada yardım et, onun bu kutsal davasını başarıya eriştir. Bu millet büyük, asil bir millettir. Bu milleti giriştiği bu davada muzaffer eyle" diyor ve bir yandan da gözyaşlarını akıtıyor.
Sonra Salim Çavuş'u görüyor. Dönüyor ve "Salim burada mıydın?" diyor. "Al bu zarfı" diyor ve veriyor Salim'e, zarfı götürüyor, geldiği zaman zaten taarruz başlamış oluyor."
Batı Cephesi Kurmay Başkan Albay Asım Bey'in (Org.GÜNDÜZ) hatıratından:
"... O gün (10 Eylül 1921), Dua Tepe'de düşmanın iniltisini sevinç gözyaşları ile kutluyorduk...
Mürettep Kolordumuzun Kurmay Başkanı Hayrullah Bey (Tümg. FİŞEK), bir akşam yemeği hazırlamıştı.
Ortada cılız tavuk ile dört beş dilim siyah ekmekten başka birşey yoktu...
Dünden beri ağzımıza en ufak bir lokma girmemişti.
Mustafa Kemal Paşa, İsmet Paşa, Ben, Kazım Bey (Org.ÖZALP) sofraya bağdaş kurduk.
Hayrullah Bey (FİŞEK), Tevfik Bey (BIYIKOĞLU), Salih Bey (BOZOK) biraz uzaktaydılar.
ATATÜRK, Kolordu Komutanı Kazım Bey'e dönerek:
-"Erlere, yiyecek ne verebildiniz?*" dedi.
Kazım Bey şaşırdı, durakladı, Kurmay Başkanı'na dönerek;
-"Hayrullah Bey, erlere ne verebildik?'' *diye sordu.
-"Efendim, dün sabah tedarik ettiğimiz buğdayı, kavurup yedirmek için birliklere dağıtmıştık."
Mustafa Kemal Paşa biraz durakladıktan sonra ayağa kalktı ve tavuğa el sürmeden çadırına doğru uzaklaştı...
Biz de dağıldık.
O akşam hepimiz aç yattık!"
Atatürk’ün En Önemli 30 Sözü
“Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir.”
“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.”
“Yurtta sulh, cihanda sulh.”
“Türk milletinin karakteri yüksektir, Türk milleti çalışkandır, Türk milleti zekidir.”
“Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır; fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.”
“Ne mutlu Türküm diyene.”
“Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir.”
“Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.”
“Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir.”
“Türk, öğün, çalış, güven.”
“Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.”
“Bir millet sanat ve sanatkârdan mahrumsa tam bir hayata sahip olamaz.”
“Eğitimdir ki bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir toplum halinde yaşatır ya da esaret ve sefalete terk eder.”
“Büyük hedefimiz milletimizi en yüksek medeniyet seviyesine çıkarmaktır.”
“Cumhuriyet fazilettir.”
“Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır; o satıh bütün vatandır.”
“Zafer, zafer benimdir diyebilenindir.”
“Çalışmadan, öğrenmeden, yorulmadan rahat yaşamanın yollarını aramayı alışkanlık haline getirmiş milletler önce haysiyetlerini sonra özgürlüklerini kaybederler.”
“Türk milletinin yürümekte olduğu ilerleme ve medeniyet yolunda elinde ve kafasında tuttuğu meşale müspet ilimdir.”
“Bir ulus sımsıkı birbirine bağlı olmayı bildikçe yeryüzünde onu dağıtabilecek bir güç düşünülemez.”
“Söz konusu vatansa gerisi teferruattır.”
“Milletimiz davranışlarında ve gayretlerinde sarsılmaz bir bütünlük gösterdiği takdirde başarılı olacaktır.”
“Kadınlarını geri bırakan toplum geride kalmaya mahkûmdur.”
“Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, başarı için en gerçek yol gösterici ilimdir.”
“Büyük işler önemli teşebbüslerle yapılır.”
“Vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır.”
“Biz doğrudan doğruya millet severiz ve Türk milliyetçisiyiz.”
“Tam bağımsızlık ancak ekonomik bağımsızlık ile mümkündür.”